Sizden Gelenler

Sezen B. - DEPRESYONDA MIYIM?

Öncelikle kendimi tanıtayım.25 yaşında, genç bir kadınım. İstanbul’da yalnız yaşıyorum. Ailemin bana çok önem ve değer verdiğini düşünmüyorum. Evden ayrıldığımdan beri ben aramadıkça beni aramıyorlar. 7 yıldır yalnız yaşıyorum. Yalnızlıktan çok sıkıldım. Sürekli bunalımdayım. Etrafımdaki insanlarla da çatışıyorum ve bu beni daha da yalnızlaştırıyor. Bu aralar şikayetçi olduğum şey hayattan zevk alamıyor oluşum. Depresyonda mıyım bilmiyorum, nasıl anlarım?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Merhaba, mesajınızdan anladığım kadarıyla yalnızlık sizin için seçimden çok zorunluluk olarak yaşanan bir durum halini almış. Aileden fiziksel olarak uzaklaşma peşinden duygusal mesafelenmeyi de getirmiş gibi görünüyor.

Ailenizin sizi aramadığını söylemişsiniz. Bu durumdan duyduğunuz rahatsızlığı onlarla paylaşmayı ve yeniden temasa geçebilecek bir alan yaratmayı isteyip istemediğinizi merak ediyorum. Zaman zaman hayatımızdaki karmaşalar yaşam doyumumuzu düşürebilir ve sanki direksiyon bir başkasındaymış gibi hissedebiliriz.

Depresyonda olup olmadığınızla ilgili bir yorumda bulunabilmem için sizi daha fazla tanımaya ve anlamaya ihtiyacım var.

Depresyonla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak için https://www.senasoysal.com/depresyon/ adresindeki yazıyı okuyabilirsiniz.

Yaşamda bizi mutlu edebilen şeylere ulaşmak için çaba sarf etmemiz gerekir. Kendi zevk alanlarımızı yaratabilmemiz mümkün. Bu da kişisel farkındalığımızın artmasıyla doğru orantılı ilerliyor. Depresif ruh halini daha iyi anlamak için içe bakma zamanı…

Emre Y. - CİNSEL İSTEKSİZLİK İÇİN NE YAPILMALI?

İsmim E, 30 yaşındayım ve üniversite mezunuyum. Özel bir şirketin pazarlama departmanındayım.3 yıllık bir birliktelik sonrası 2 yıl önce karımla evlenme kararı aldık. Evlilik öncesinde her şey çok güzeldi. İkimiz birlikte ve ayrı ayrı gezip eğlenebiliyorduk ve keyif alıyorduk. Cinsel yaşamımız evlilikten önce neredeyse mükemmeldi. Ancak 2 yıldır cinsel hayatımız sorunlarla dolu. Bu sanırım benden kaynaklanıyor. Seks yapmak istemiyorum. Ayda bir ya da en fazla iki kez birlikte oluyoruz, o zamanlar da çabucak geçsin diye bakıyorum. Eşimi seviyorum
ancak bu duruma müdahale edemiyorum. Erkeklerde cinsel isteksizlik nasıl giderilir?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Merhaba E, 2 yıllık bir evliliğiniz ve 3 yıllık bir birlikteliğiniz olduğunu belirtmişsiniz. Ancak ilişkinizin dinamikleri ile ilgili bir ayrıntı paylaşmadığınızı görüyorum. Cinsellik, ilişkinin temel taşlarından biri olarak bilinir. Bu sebeple cinsel sorunlara ilk olarak ilişki dinamikleri göz önünde bulundurularak bakmak gerekir.
İlişkinizle ilgili her şey yolunda mı, karınızla aranızdaki iletişim ve duygusal yakınlık nasıl? Evlilik kararı ikiniz için de isteyerek alınan bir karar mıydı? Bu soruların yanıtlarını düşünmekte fayda var. Çünkü seks hayatınızın evlilik öncesi mükemmele yakın olduğunu söylemişsiniz. Evlilikle birlikte değişen şeyler neler ve bu isteksizliği
o değişimler tetikliyor olabilir mi buraları anlamaya çalışmak gerek.

Cinsel isteksizlik, cinsel terapide sıkça üzerine çalıştığımız bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Belki de uzman bir klinisyen ile cinsel terapi sürecine başlamanız yukarıda sıraladığım sorulara yanıt bulmanızı kolaylaştıracaktır.
Cinsel terapi ile ilgili ayrıntılı bilgi için: https://www.senasoysal.com/cinsel-terapi-nedir/

Mehmet R. - ÇOK KAYGILIYIM VE BUNA ENGEL OLAMIYORUM

23 yaşındayım. Üniversiteye hazırlık döneminden beri yönetemediğim bir devamlı kaygılanma hali içindeyim. Utanç, öfke, ve yalnızlık bu kaygının bana cezaları sanki. Kaygı geldiğinde onlar da peşi sıra geliyor. İlaç kullanmak
istemiyorum. Hiçbir şeyi kafasına takmayan, yüksek özgüvenli bir insan olmak istiyorum. Ancak her şeyi kafaya takıyorum ve çok özgüvensizim. Yapabileceğimi bildiğim halde kaygının yarattığı stres yüzünden pek çok şeyi yapamıyorum ve başarısız hissediyorum. Yaşamın kendisi benim için bir kaygı nedeni artık. Nasıl
kurtulacağım hakkında hiçbir fikrim yok. Bana yardım eder misiniz?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Merhaba, sürekli bir kaygı ve anksiyete halinde yaşamak kolay olmasa gerek. Ne kadar zorlandığınızı tahmin edebiliyorum. Günlük yaşamda hepimizin kaygı seviyesi zaman zaman yükselebilir ancak bunun devam eden bir hal alması sorunun başladığı yerdir. Kaygı yönetiminde zorlanmanız yoğun stres dönemlerinden
biri olan üniversite hazırlığı ile başlamış. Bu süreçte size o kadar kaygılandıran şeyin ne olduğunu merak ettim. Yeni, bilmediğiniz bir alana girecek olmak, başarısızlık endişesi, sınav kaygısı, kendinizle baş başa kalacağınız saatler gibi nedenlerden hangisi size en yoğun kaygıyı yaşattı? Bahsettiğiniz dönem öncesinde nasıl bir
yaşamınız ve kişiliğiniz olduğu da bu süreci yaşamanızla ilgili önemli noktaları içeriyor. Hiçbir şeyi kafasına takmayan bir insan olmak istediğinizi söylemişsiniz.

Günlük yaşamda bunun çok da mümkün olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Kaygıyı nasıl yöneteceğimizi öğrendiğimizde ona rağmen değil, onunla birlikte yaşamayı da öğrenmiş oluruz. Yaşadığınız kaygının bir bozukluk seviyesinde olup olmadığını anlayabilmek için https://www.senasoysal.com/anksiyete-kaygi-bozukluklari/ adresindeki yazıyı okuyabilirsiniz. Eğer yazıdaki belirtilerden pek çoğu sizde var ise bir uzmanla görüşmeyi ertelemeyin derim.

Mehtap K. - TAKINTILARIMDAN KURTULAMIYORUM

40 yaşında bir kadınım. Öğretmen olarak bir özel okulda çalışıyorum. Hep heyecanlı bir yapım oldu. Ama son zamanlarda daha da evhamlı birine dönüştüm. İşe giderken ütüyü fişte mi unuttum kapıyı kilitledim mi muslukları kapattım mı gibi düşüncelerle bir anda yoldan eve geri dönüyorum. Her seferinde hepsini tekrar tekrar kontrol etmeme rağmen bu davranışları yapmayı engelleyemiyorum. Geri döndüğümde her şeyin tastamam olduğunu görüyorum. Ancak bunu yapmak için üzerimde sürekli bir baskı hissediyorum, yapmazsam hayatım kabusa dönüyor.
sürekli kaygılı ve stresli oluyorum. Son zamanlarda bu davranışlarımın sıklığı ve çeşitliliği oldukça arttı. Her şey yolundayken birdenbire, nasıl ve neden olduğunu anlamadığım bir şekilde takıntılarım başladı. Takıntılarımdan kurtulmak istiyorum.
Terapi mümkün mü?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Anlattıklarınız obsesif- kompulsif bozukluğun pek çok belirtisini içinde bulunuyor. Takıntılarla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak için https://www.senasoysal.com/obsesif-kompulsif-bozukluk/ adresindeki makaleyi
okuyabilirsiniz. Takıntı ve tekrarların ne zaman ve nasıl başladığını anlamadığınızı söylemişsiniz. Böyle durumlar kendiliğinden, durup dururken oluşması mümkün olmayan semptomlardır. Rahatsızlığın ne zaman başladığını, o başlayan zamana denk gelen olayları değerlendirmekte fayda var. Yapısal olarak kaygıya yatkınlığınızın bu
alanı beslediği çok açık. Ancak her kaygılı kişi takıntı ve tekrarların esiri olmak zorunda değildir. Bireysel terapide sıkça obsesyon ve kompulsiyonlar üzerine çalışılmaktadır. İyi bir terapist eşliğinde başlangıç ve seyri daha net anlayabilecek, sonlandırmak için sağlıklı bir girişimde bulunmuş olacaksınız.

Selin E. K. - SİNİRLERİME HAKİM OLAMIYORUM

Merhaba. 28 yaşındayım. Evleneli 1 yıl oldu. Karımla aslında iyi bir ilişkimiz var. Ama benim öfke kontrol ozukluğu hastalığım hayatımızı mahvediyor. Eskiden  sesim çok yükselirdi ancak fiziksel bir eylem olmazdı. Şimdi sinirlendiğimde gözüm hiçbir şey görmüyor ve en yakınlarıma bile zarar verebiliyorum. İçimden başka bir
şey çıkıyor sanki anlık olarak ve ben ben olmuyorum. Kendimde olmuyorum ve beri o şey kontrol ediyor. Bir süre ne yaptığımın farkında olmuyorum ama hemen sonrasında büyük bir pişmanlık ve utanç yaşıyorum. Bu olayı nasıl aşacağım.

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Merhaba, “öfke kontrol bozukluğu” hastalığınız olduğunu söylemişsiniz. Bu kendi çıkarımınız mı yoksa bir uzman paylaşımı mı bilmek isterdim. Bununla ilgili geçmişte yaşadığınız sorunlar mevcut mu? Bu sorunların ortak noktaları olabilir mi bunları bilmek faydalı olabilirdi. Kendimde olmuyorum ifadesi öfke hissinin bedensel
yansımalarıyla birlikte gelen etkileri tarif ediyor sanki. Öfke anında zihin ve beden bambaşka belirtiler gösterebiliyor. https://www.senasoysal.com/ofke-problemleri/adresindeki yazıda da bahsettiğim gibi öfke kontrolü mümkün. Öfkenizin en çok hangi durumlarda fazlalaştığını bilmek, geçmiş tecrübeleri bugüne taşıyıp
taşımadığınıza bakmak öfkeyi anlamayı kolaylaştıracaktır.

Eda P. - KEDİ VE KÖPEK KORKUSU HAYATIMI ÇOK ZORLAŞTIRIYOR

Kedi ve köpeklerden o kadar çok korkuyorum ki, bırakın bulundukları yeri, olma olasılıklarının olduğu yere bile giremiyorum. Sokaklar kedi, köpek dolu olduğu için yürümek eziyet haline geliyor. Hayvanları seviyorum ama bu onlardan korkmamı engellemiyor. Köpek korkum 4 yaşından beri var. O yaşta bir köpek çetesinin arasında kalmıştım ve o günden beri köpeklerden çok korkuyorum. Ama kedilerle ilgili hiçbir kötü anı hatırlamıyorum. Bu korkuları aşmak istiyorum, hatta o hayvanlara dokunmak… Bu mümkün mü?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Fobi, kişinin az risk oluşturan ya da hiç tehlikeli olmayan bir şeye karşı duyduğu yoğun ve gerçek dışı korku ve kaçınma davranışıdır. (Daha fazla bilgi için:  https://www.senasoysal.com/fobiler/ ) Fobiler temelleri olan rahatsızlıklar olarak bilinir. Tıpkı sizin örneğinizde olduğu gibi. Küçük yaşta yaşadığınız köpeklerle ilgili
olan olumsuz deneyimi genelleyip tüm hayatınıza aktarmışsınız. Kedilerden de korkma sebebiniz belki de o hayvan grubuna kediyi de dahil ediyor oluşunuz ya da siz o korkuyu yaşarken etrafınızda bir kedi görmeniz dahi olabilir. Fobilerin ortadan
kalkması mümkün. Düzenli ve sistemli bir terapi akışı ile kedi ve köpeklerle dost
olabilirsiniz.

Serkan M. - ÖLÜMLE BAŞ EDEMİYORUM

Adım S, İstanbul’da yaşıyorum. 24 yaşındayım. 6 yıldır kanserle mücadele eden annemi 8 gün önce kaybettik. Kardeşim, babam ve ben kaldık geriye. Sürekli ağlama krizleri geçiriyorum. Annem hiç aklımdan çıkmıyor. Günlük yaşamıma dönmekte zorlanıyorum. Daha yeni bir işe başlamıştım. O kadar verimsizim ki beni çıkaracaklarından da korkuyorum. Biliyorum, kolay atlatılacak bir şey değil ama ölümle başa çıkmak için ne yapmalıyım?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Öncelikle kaybınız için çok üzgünüm. Kolay bir mücadele süreci geçirmemişsiniz gibi duyuluyor. 6 yıl bir hastalığa şahitlik etmek zor olsa gerek.

Kaybınız çok yeni. Yas sürecinin doğal ve yaşanması sağlıklı olan bir süreç olduğunu hatırlatmak isterim. Ertelenen, görmezden gelinen yas mutlaka sonradan ortaya çıkar ve daha da zor bir duygusal süreç oluşur. Şanslısınız ki yanınızda size destek olabilecek bir aileniz var. Yas tutma bireysel bir süreç olmak kadar paylaşımsal olarak da yaşanabilir.

İşe yeni başladığınızı belirtmişsiniz. İş yerindekilerin size bu konuyla ilgili biraz müsaade edip edemeyecekleri hakkında konuşabildiniz mi merak ediyorum…

Ölüm herkesin başına gelebilecek doğal bir döngünün parçası ve bu yüzden size karşı anlayışlı olabilme ihtimalleri yüksektir. Kayıp ve yas süreci ile ilgili https://www.senasoysal.com/kayip-yas-sureci/ adresindeki yazıyı okuyarak bir psikolog desteğine ihtiyacınız olup olmadığına karar verebilirsiniz.

Murat Can E. - PANİK ATAK MI DEĞİL Mİ?

37 yaşındayım ve 2 yıldır panik atak teşhisiyle yaşamaya çalışıyorum. İlk olarak birdenbire gelen kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme ve sonrasındaki baygınlık nöbetiyle başladı her şey. İşteydim, çalışıyordum. O günden beri sayısız atak geçirdim ve ne zaman yeniden midem bulanacak, başım ağrıyacak, bayılacağım diye tedirginim hep. Hiçbir şeye konsantre olamıyorum artık. İşlerim, özel hayatım panik ataktan kötü etkileniyor. Doktorun verdiği ilaçları da yan etkileri yüzünden bıraktım ne yapmalıyım?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Anladığım kadarıyla şu anda profesyonel anlamda hiçbir destek almıyorsunuz. Öncelikle Panik Atak değil Panik Bozukluk yaşadığınızı söyleyebilirim. Tekrarlayan panik ataklara Panik Bozukluk adı verilir. Panik Bozukluk ile ilgili ayrıntılı bilgi için https://www.senasoysal.com/panik-bozukluk/ , Panik Atak ile ilgili ayrıntılı bilgi için https://www.senasoysal.com/panik-atak/ adresindeki yazıları okuyabilirsiniz.

Panik Bozukluk kendiliğinden iyileşebilecek bir problem değildir. İlaç tedavisi ve psikoterapi desteği ya da  ikisinden birini seçmeli ve bu konuda yardım almalısınız. Aksi halde belirttiğiniz üzere fobi geliştirme eğiliminizde artış olabilir ve panik atak geçirdiğiniz yerlerden uzaklaşma söz konusu olabilir. Hayatınızı günbegün zorlaştırmak yerine uzman bir terapist eşliğinde kendinizi ve yaşamınızı daha iyi tanıyarak problemin kaynağını anlamak ve çözümlemek mümkün olacaktır.

Gülşah G. - UYUYAMIYORUM!

Çocukluğumdan beri uyumak benim için çok zor oluyor. Uykuya dalana kadar yatakta çok uzun süre uyanık kalıyorum. Aklıma sürekli düşünceler geliyor. Bunlar genellikle beni rahatsız eden şeyler oluyor ve sonrasında sinirim bozulduğu için uykum iyice kaçıyor. Huzurlu tek bir gecem yok. Her şeyi kafaya fazla takan bir yapım var zaten. Bu geceleri de peşimi bırakmıyor. Uyumak istiyorum…

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Çocukluğunuzdan bu zamana uyku problemi yaşadığınızı belirtmişsiniz. Bunun bir uyku bozukluğu sorunu olup olmadığını anlamanız için https://www.senasoysal.com/uyku-bozuklugu/ adresindeki yazı yardımcı olacaktır.

Uykuya dalmanızın zor olduğunu anlıyorum. Öncelikle yatakta uyanık geçirdiğiniz süreyi azaltmak adına uykunuz gerçekten geldiğinde yatağa gitmeyi deneyebilirsiniz. Uykuya geçmeden önce vücudunuzu uyaracak yiyecek ve içecekler tüketmemekte fayda var. Vücut aktifken uykuya dalmak çok daha güçleşir. Uyku öncesi aklınıza rahatsız edici düşünceler geldiğini söylemişsiniz. Yapılan araştırmalara göre olumlu düşünceler aklınızdayken uykuya dalmak olumsuz düşünceler aklınızdayken uyumaktan çok daha kolaydır. Son olarak uyuduğunuz ortamın uykuya elverişli olup olmadığını kontrol etmekte fayda var.

Zeynep C. - BORDERLINE MIYIM?

27 yaşında bir kadınım. Özel bir şirkette yönetici asistanı olarak çalışıyorum. Hayatımda bir kez psikaytriste gittim, bana borderline olduğumu söyledi ve bir takım ilaçlar verdi. İlaç kullanmak istemiyorum. Eve geldiğimde borderline ile ilgili internetten bulduklarımı okudum. Bazıları bende var, bazıları yok. Okuduğumda korktuğum pek çok şeyle de karşılaştım. Daha önce bir erkek arkadaşım da bana böyle söylemişti. Gerçekten borderline mıyım bilmek istiyorum…

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Borderline tanısı sıkça diğer sorunlarla karıştırılabilen bir psikolojik sorundur. Öncelikle gittiğiniz psikiyatristle aranızdaki güven bağını ne kadar hissedebildiğinizi kendinize sorabilirsiniz. Eğer kendinizi çok güvende hissetmediğiniz bir iletişim olduysa yeni bir doktorla görüşerek yaşadıklarınızı aktarmakta ve yaşadığınız sorunun ne olduğunu belirlemekte fayda var. İnternetteki pek çok bilgi doğru ve güvenilir olamıyor. Bu sebeple okuduklarınızın niteliğini tahmin etmek zor olacaktır.

En yakın zamanda yeni bir psikiyatrist ile görüşmek ve önerdiği ilaçları kullanmak ya da yönlendirdiği terapiste devam etmek en sağlıklı yol olacaktır. Sevgiler… (Borderline kişilik organizasyonu ile ilgili ayrıntılı bilgi için:9 https://www.senasoysal.com/borderline-kisilik-organizasyonu/

Sevcan Derin S. - DURMADAN YİYORUM!

Her şey bundan 5 önce başladı. 45 kilo bir kadınken şu anda 100 kiloyum. Rahat hareket edemiyorum, özgüvenim yerle bir oldu. Sağlığım da elden gidiyor tabii. Henüz 30 yaşındayım ama 45 yaşında gibi görünüyorum. Daha önce kaygı bozukluğu tedavisi gördüm. Ancak bir işe yaramadı. Verdikleri ilaçlar bana daha da kilo aldırdı.

Sürekli yemek yiyorum. Karnım aç olmamasına rağmen ağzım sürekli dolu. Yeme atakları geliyor ve ne bulursam yiyorum. Yedikten sonra her seferinde kendimi çok kötü hissediyorum. Diyetisyene gittim ama hiç kilo veremedim. Sağlığım elden gidiyor, ne yapmak gerekir?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Merhaba. Her şeyin bundan 5 yıl önce başladığını söylemişsiniz. 5 yıl önce ne olduğunu merak ediyorum. Hayatınızda ne oldu da bedeniniz de birden değişime uğradı. Anladığım kadarıyla kaygı bozukluğu tedavisini de bu 5 yıl içinde görmüşsünüz. Ancak şu anda yaşadığınız durum yalnızca kaygı bozukluğuna bağlı bir problem gibi görünmüyor. Daha çok Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu belirtilerinden söz etmişsiniz. Ayrıntılı bilgi için: https://www.senasoysal.com/yeme-bozuklugu/ . Yeme bozuklukları psikolojik, çevresel ve genetik kökenli olabiliyor. İçinizdeki hangi boşluğu doldurmak üzere içinizi yemekle doldurduğunuzu keşfetmek gerek. Bunun için de hem bir diyetisyene hem de bir psikoterapiste ihtiyacınız olacak. Yaşınız henüz çok genç, hayatınızın yönetimini kendi elinize almanız mümkün. Bir an önce harekete geçin derim…

Nurettin K. - ERKEN BOŞALIYORUM NE YAPABİLİRİM?

35 yaşındayım. 8 yıldır evliyim. Karımı hiç aldatmadım. Son 1 yıldır erken boşalma problemi yaşıyorum. Birleşmeden yaklaşık 5 dakika sonra boşalıyorum. Cinsel hayatımız çok kötü durumda artık. Karımı çok seviyorum ve bu durumdan sıkılıp beni aldatmasından çok korkuyorum. Her şeyin en iyisini ona vermeye çalışıyorum. Seks için de bu böyle olsun istiyorum. Erken boşalma tedavi edilir mi?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Cinsel sorunların pek çok nedeni olabilmektedir. Ayrıntılı bilgi için: https://www.senasoysal.com/cinsel-problemler-ve-cinsellik/. 7 yıldır yolunda giden bir cinsel yaşamın 1 yıldaki değişiminde de ya ilişkisel ya da kişisel bir sebep olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Her şeyin en iyisini eşinize vermeye çalıştığınızı söylemişsiniz. Bu çok ağır bir yük değil mi? Belki de bu yükün yarattığı baskı ile erken boşalma sorunu yaşıyor olabilirsiniz. Erken boşalma tedavisi mümkün bir sorundur. Bunun için bir cinsel terapistle görüşmelisiniz. Boşalma refleksi kontrol edilebilir bir reflekstir. Önce erken boşalmanızın ardında yatan sebebi keşfetmelisiniz. Sonrasında kontrolün çok daha kolay olduğunu göreceksiniz.

Pınar R. - HERKES BİRAZ NARSİST MİDİR?

Hocam narsizm hakkında konuşmak gerekirse herkes biraz narsist midir? yoksa bu bir hastalık da olabilir mi? bazen bazı insanlara tahammül etmekte zorlanıyorum. yanımda geğiriyor mesela gak guk seslerle bi marketin içinde örneğin. nasıl sinir oluyorum nasıl deli oluyorum anlatamam. ama bir yandan bakınca o da öyle mutlu. bişey de diyemiyorum. Cidden nasıl düşünmeli nasıl bakmalıyım insanlara anlamıyorum?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Narsizm belirli bir oranda her birey için gereklidir. Kendine saygı, özgüven, iyi hissedebilme, kişiler arası mesafe gibi unsurlarda narsizm hiç yok ise kişi kendiliğini yapılandırmada zorlanabilir. Sağlıklı narsizmin olmayışı kişiyi yetersizlik ve değersizlik duygularıyla baş başa bırakabilir. Narsistik kişilik örgütlenmesi ile ilgili ayrıntılı bilgiye https://www.senasoysal.com/narsist-kisilik-organizasyonu/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Diğer bir yandan patolojik narsizm de sıkça karşımıza çıkan bir durumdur. İletişimde oldukları insanlara karşı zarar veren bir savranış patternleri vardır. Narsist bireylerin en sık yaptıkları şey karşısındaki insanı istismar etmektir. Bu istismar suçlama, küçük görme, baskı altına alma, eleştirme gibi davranışlar aracılığıyla yapılabilir. Kendisi iyi hissetmek adına karşı tarafa kötü hissettirmekten çekinmez.

Pınar R. - UZAKLAŞMAK İSTİYORUM!

Bunu anlatmak benim için çok zor. 20 yaşındayım ve ilk kez 4 ay önce kendime çok yakın hissettiğim bir arkadaşımla paylaşabildim yaşadıklarımı. 10 yaşındayken, minicik bir kız çocuğuyken sapık, hayvan bir akrabamız tarafından tecavüze uğradım. Yalnızca bir kez oldu. Ama o anları asla unutamıyorum. Ve o adam hala evimize girip çıkıyor, uzaklaşmak, kaçmak istiyorum.

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Yaşadığınız şeyin tek başına atlatması hiç de kolay bir şey olmadığını anladığımı bilmenizi isterim. Bundan 10 yıl önce bir travma yaşamış ama 4 ay öncesine kadar bunu kimseyle paylaşamamışsınız. Travma ile ilgili ayrıntılı bilgi: https://www.senasoysal.com/travma/.

Travma uyarana maruz kaldıkça tetiklenen bir durumdur. Bu sebeple o adamı görüyor olmak aslında size her defasında 10 yıl önce yaşadığınız acıyı hatırlatıyor, bu sebeple de uzaklaşmak istiyorsunuz. Travmada iyileşme mümkün. Ancak bunu tek başınıza sağlamanız çok zor olacaktır. Alanında uzman bir terapistle görüşerek yaşadıklarınızı anlamaya çalışmalı ve hislerinize yaklaşmalısınız. Aynı zamanda küçük, savunmasız bir çocuğu istismar eden o kişinin serbestçe dolaşması diğer çocuklar için de bir tehlike oluşturabilir. Belki terapi desteği ile bu konuda da bir yol almanız mümkün olabilir. 10 yıl bir yükü taşımak kolay olmasa gerek, bu yükü daha fazla tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz…

Levent C. - İÇİMDEKİ PARÇALANMIŞLIĞI YÖNETEMİYORUM

23 yaşındayım. Bababmın zoruyla kendi terapimi bırakarak başladığım yeni psikiyatristim tarafından disosiyatif kimlik bozukluğu teşhisi aldım. Kendimi çok mutsuz ve umutsuz hissediyorum. İyileşmesi çok zor bir hastalık olduğunu okudum. Halim yok hiçbir şey için. İçimdeki parçalanmışlığı yönetemiyor, ben kimim bilmiyorum. Bu hastalık iyileşir mi? Bilgilendirebilir misiniz?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

https://www.senasoysal.com/coklu-kisilik-bozuklugu/ adresinde disosiyatif kimlik ile ilgili ayrıntılı bilgiye ulaşmanız mümkün. Öncelikle babanızın sizin terapinize müdahil olmasını anlamakta zorlandım ve bir önceki terapistinizin daha önce size çoğul kimlik hakkında konuşup konuşmadığını merak ettim.

Kimi zaman psikiyatrik tanılar birbiriyle karıştırılabiliyor. Önceki sürecinizde buna dair bir şey duymadıysanız, bir psikiyatrist ile saha görüşmenizi tavsiye edebilirim. Eğer tanıyı o doktor da onaylarsa tedavilerinizi aksatmadığınız sürece umut etmekten vazgeçmenizi gerektirecek bir durumla karşı karşıya kalmanız çok da mümkün olmayacaktır. Sevgiler.

Serpil C. - UÇLARDA YAŞAYAN BİR KARDEŞİM VAR

Merhaba Sena Hanım. 30 yaşında bir kardeşim var. 2 yıl önce bipolar bozukluk teşhisi aldı. Ailesi olarak her zaman yanındayız ve tedavisini destekliyoruz. Ancak o asla tedavi olmak istemiyor. Ne hastaneye yatıyor ne de doktora gitmeyi kabul ediyor. Evden kaçma, kendisine zarar verme, madde kullanımı, aşırı alışveriş gibi bir çok hareketi var. Bazen de günlerce odasından çıkmadan uyuyor. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Sıkıştık. Yardımınızı istiyorum…

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Bipolar bozukluk baş etmesi kolay bir sorun değil. (Bipolar Bozukluk ile ilgili ayrntılı bilgi: https://www.senasoysal.com/bipolar-bozukluk/ ) Yaşadığınız zorlukları anlıyorum. Tedaviyi reddedip salınımlar gerçekleştiren birine yardım etmek kolay olmuyor. Ancak yapabileceğiniz tek şey o kişiyi ikna ederek tedavi almasını sağlamak. Size karşı çok tepkili ise bunu güvendiği ve inandığı bir kişi aracılığıyla da yapabilirsiniz.

Uzman bir psikiyatrist tarafından ilaç düzenlemesi ve bu ilaçların düzenli kullanımı oldukça önemlidir. Kendine zarar verme eğilimi ve eyleminden bahsetmişsiniz. Bu noktada belki hastane yatışı daha sağlıklı olacaktır.

Ece N. - TERAPİYE İHTİYACIM VAR MI?

33 yaşındayım. Hayatımda sorunlu olan hiçbir şey yokmuş gibi görünüyor. İnsanlar hep çok şanslı olduğumu söyleyip duruyor. Ama benim zihnim hiç öyle değil. Aklımda her şeyle ilgili şüphe var. İçimde hep bir sıkışıklık hissediyorum. Bu durum beni hem işimden hem sevdiklerimden uzaklaştırıyor. Neden olduğunu bir türlü anlayamıyorum. Terapiye ve tedaviye ihtiyacım var mı?

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal :

Merhaba. Sanırım yaşadığınız durum belirli bir süredir hayatınızda ve tek başınıza atlatmanız mümkün olmadı. Gündelik yaşamınızda bir takım aksamalara sebep olan her şey terapinin konusudur. Bunların ne olduğunu anlamak, çözümlemek ve üzerine çalışabilmek için bireysel terapi almanızı öneririm.

Bireysel terapi ile ilgili ayrıntılı bilgi almak isterseniz bağlantıyı okuyabilirsiniz:  https://www.senasoysal.com/bireysel-terapi-istanbul/

Terapistinizle görüştükten sonra o sizi ilaç tedavisi gerekip gerekmediği noktasında bilgilendirecektir. Sevgiler…