çiftler

Birey olarak bile zaman zaman yaşamakta zorlandığımız bu dünyada çift olarak yaşamak çok kolay olmasa gerek. Çiftler kendi iç dinamiklerini zamanla oluştururlar. İlişkinin niteliği, niceliği bu dinamikleri belirlemede ana etkenlerdir. O sebeple aslında her ilişki kendi içinde biriciktir. Bu özel olma durumunun yanı sıra çiftlerin genel olarak yaşadığı bazı sorunlar olduğunu gözlemlenmektedir. Hep birlikte bunları anlamaya çalışalım.

Çiftlerin Tartışma Sebepleri

  • Rol çatışmaları 

Değişen toplum ile birlikte kadın ve erkeğin toplumdaki rolü ve yeri de değişti. Ancak kimi zaman çiftlerde bu değişim ile ilgili adaptasyon sorunu yaşandığını görebiliriz. Rol değişimleri ile birlikte özgürlük, bağımsızlık, birlikte vakit geçirme, aile düzeni, ev düzeni gibi kavramlar yeni bir yapılanmaya girdi. Çiftlerde kimi zaman bir partner bu değişimlere uyum sağlayabilirken bir diğerinin geleneksele bağlı kalmak istediği ve bu sebepten rol çatışması ile birlikte çeşitli tartışmalar yaşadığı biliniyor.

  • Birbirini anlama zorluğu

Çiftlerin birbirini anlamada zorlanma sebeplerinin en başında iletişim eksikliği geliyor. Birbirini dinlemeyen çiftlerin haliyle birbirini anlamadığını da görüyoruz. Güven ve samimiyete dayalı bir iletişimde çiftlerin birbiriyle her şeyi paylaşabilecekleri sağlıklı bir iletişim kurmaları birbirini anlamalarını da kolaylaştıracaktır.

  • Duygusal mesafe

Çiftler ortak paylaşımları azaldıkça birbirlerine  hem fiziksel hem de duygusal bakımdan otomatik olarak mesafelenirler. Ortaklık duygusu ilişkinin temel taşlarındandır. Ortak keyifler, zamanlar, durumlar değiştikçe kişiler birbirinden uzaklaşır.

  • Kontrol isteği

Partnerlerin ilişkinin yönetim koltuğunda oturma isteği ilişkisel çatışmaların ana kaynaklarındandır. Kontrol isteğinin yoğunlaşması demek güç çatışmalarının ortaya çıkması demek. Bu kontrolü hem ilişkiyi hem de partneri kontrol etme isteği olarak düşünebiliriz. Dominasyon ihtiyacı ilişkiyi gölgeleyebilir.

  • Bireysel farklılıkları kabul etmede güçlük

Çiftler zaman zaman ayrı bireyler olduklarını unutarak “bir” olma eğilimi gösterebilirler. Bu durumda bireysel farklılıkların tolerasyonu güçleşecektir. Ancak unutmamak gerekir ki her birey kendiliğiyle bir ilişkidedir ve ilişkiyi besleyen şey bu bireysel farklılıklardır.

Tüm bu nedenler bir araya geldiğinde çiftlerin ilişkiyi sürdürme isteği azalır. Şiddetli duygularla alınan kararlar sonucu ilişkiyi anlamaya çalışmaktan çok sonlandırma arzusu ortaya çıkabilir.

Burada hatırlanması gereken şey ilişkinin kolay kurulmadığı gibi kolay bitirilemeyeceği olmalıdır. Çiftlerin ilişkilerini sonlandırma kararı almadan önce tüm etkenlerle değerlendirmelerinde fayda var. Bunu ikili olarak yapmakta zorlanıyorlarsa profesyonel bir destek almak ilişkisel yıpranmayı azaltacaktır.

Çift terapisi desteği için : https://www.senasoysal.com/cift-es-terapisi/

Uzman Psikolog Sena Soysal

Ateşehir Psikolog

Bir Cevap Yazın

Bültenimize katılın

Yeni içeriklerden haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakın.

Diğer 47 aboneye katılın