Heidegger “Nedir Bu Felsefe?” Üzerine

Felsefe ile ilgilenenler için doyurucu, ilgilenmeyenler için de giriş niteliğinde bir yazı olduğunu umuyorum.  Martin Heidegger’ in ”Nedir bu felsefe?” sorusuyla çok dağınık ve geniş bir konuya değinmiş oluyoruz, bu konuyla ilgili her bakış açısından bakacağımızdan hepsi birbirine girebilir ve konuyu tam ele alamayabiliriz çünkü bu soruyu sorduktan sonra toparlaması zordur. Bundan dolayı soruyu iyi belirlemeliyiz çünkü soru iyi belirlenince sağlam bir yol bulmuş oluruz ve bu yol bize devinmeyi sağlar.

“Nedir bu felsefe?” diye sorduğumuzda felsefeye dışarıdan ve tepeden bakmış oluruz oysa bizim sorumuzun hedefi felsefeye yalnızca nesne olarak bakmak değil felsefenin kendisine felsefece bakarak felsefe yapmaktır. Böylelikle konuşmalarımızın yolu tam bizim yapımızı ilgilendirmeli ve neliğimize dokunmalıdır.

Duygular ve Felsefe İlişkisi

Bu durumda ortaya yeni bir soru çıkmaktadır eğer felsefe bizim neliğimize dokunacaksa bu iş hislenimlere ve duygulanımlara yönelik mi olacaktır? Duygularla arasında çok belirgin bir fark vardır. Duygulanımlar irrasyoneldir ama felsefe rationun asıl yöneticisi, koruyucusudur ve rasyoneldir, usa uygun şeylerin alanıdır. Neden bu olsa gerek ki, duygulanımların en güzelinin dahi felsefede yeri yoktur. Böylece onun aklın işi olduğu önermesini bulmuş olduk ki bu sav herkesçe doğru bulunmaktadır fakat bu cevap yeni sorulara gebedir. Buradan anlaşıldığı kadarıyla ”Nedir bu felsefe?” konusu üzerine konuşmak büyük bir özen gerektirmektedir.

Heidegger’e Göre…

Heidegger ”Felsefe” sözcüğünü tüketilmiş, yıpratılmış ve eskitilmiş bir söz olarak nitelendirir ve ”Felsefe” sözcüğünü kaynağından dinlersek duyacağımız şey philosophiadır. ”Felsefe” şimdi Yunanca konuşmaktadır ve Yunanca sözcük olarak, başlı başına bir yolu ifade etmektedir fakat bu yol üzerinde olduğumuz, henüz varılmamış bir yoldur.

Philosophia Yunan dünyasının varoluşunu belirler ve belirli bir çağdaki felsefeyi imler, yalnız bununla kalmayıp Batı Avrupalı tarihimizin özünü de belirtmiş olur. Çokça duyulan ”Batı Avrupa felsefesi” bir totolojidir çünkü temelini Grek felsefesinden alır. Felsefenin kendisi Grek felsefesidir, felsefe neliğinde Grekçe konuşan bir şeydir.

Martin Heidegger’ e göre Yunanca logos demektir, Yunanca bir sözcük duyduğumuzda onun logoslu konuşmasını da duymuş oluruz. Bu yüzden, sorumuzu ancak Eski Yunan düşüncesiyle sorgulayabiliriz. Ama bu soruda yalnızca ”ne” köken açısından Yunancadır çünkü Yunanca nedir diye sormak o şeyin arkasındaki tek tek şeyleri sormaktır. Yunancada ”ti” bir şeyin olmak bakımından ne olduğunu yani neliğini sorgular.

Nelik Üzerine

Örneğin Platon’ un felsefesinde bir şeyin ideası onun ti’ sidir, Platon’ un ideası neliktir. Herhangi bir şeyin ideasını görmek zihinde onunla ilgili bir tasarı kurmak ve onun ne olduğunu bilmek demektir. ”Ti’ nin doğrultusunda sorulan her şeyle ilgili olarak nelik sorgulandığında Yunanca asıllı bir soru sormuş oluruz. Felsefe nedir sorusu felsefe yapmak üzere bir soru değildir ayrıca tarihsel bir çizgide de ilerlemez çünkü konuyla ilgili tek tek bilgi toplanmaz ve tanım yapılmaz ama tarihçe belirlenmiş bir yolda ilerler.

Heidegger var olan (seinde) ve var olmaklık (sein) arası bir ayrım yapar. Ona göre var olanın varolmaklığı onun dünyada oluş biçimidir ve var olanın varolmaklığı bir bakış olarak çözülecektir.

Felsefe Neyi Araştırır?

Felsefe var olanın ilke ve nedenlerini araştırır ve var olan olarak var olana bakar; meta bakışı kullanır. Biz tüm bu düşünceleri öne sürerken karşılaştırmalı soyutlama işleminde eksik olan şey felsefece bir etkinlik yapmaktı. Felsefenin neliği hakkında hiç düşünmediğimizden felsefece bir iş görmemiş olduk.

“Nedir bu felsefe?” sorusunun yanıtının tam bir felsefi yanıt olması için kendinde felsefe yapan bir yanıt bulmalıyız. Bu da ancak filozoflarla diyalog halindeyken mümkündür, bu konuşmalar sırasında var olanın varolmaklığını çözmek üzere bir yolda olmuş oluruz ve böylelikle felsefece yanıt var olanın varolmaklığı üzerine felsefecilerle tartışmaya girişmek sonucuna varabiliriz.

”Nedir bu felsefe?” sorusunun yanıtı; felsefenin üzerine doğru yolda olduğu şeye uygun konuşmamızdan oluşur” ifadesi bunun bir açıklaması gibidir. Nedir bu felsefe sorusunu yanıtlamaya doğru üzerinde olduğumuz bu yol tarihte konuştuklarımızın özümsenmesi ve dönüştürülmesidir. Bu durum bir destruksiyondur lakin destruksiyon tahrip etmek anlamına gelmez, destruksiyon neye kulak vereceğimiz konusunda kendimizi özgür kılmak demektir.

Heidegger’e göre felsefenin başlangıcı pathostur, pathos hayret etmek, şaşırmak demektir. Hayret etmek, pathos olarak felsefenin archesidir ve felsefenin her sürecinde etkindir ve felsefeye hükmeder.

 

Bir Cevap Yazın

Bültenimize katılın

Yeni içeriklerden haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakın.

Diğer 47 aboneye katılın