kontrol

“Ağır bir kontrol hastası o, kontrol manyağı sevgili böyle olur.”

“Kontrol hastalığı nedir, kontrol hastalığı tedavisi nasıl olur?”

“Kontrol etme ihtiyacı, kontrol etme arzusu, kontrolcü sevgili, başkalarını kontrol etmek ne demek?”

Yukarıda sıralanan ifadeler ilişkilerinde kontrolcü bir tutum sergileyen ya da kontrolcü tutuma maruz kalan bireyler için hiç de yabancı olmasa gerek…

Kontrol mekanizması gündelik hayatımızda pek çok alanda bize yardımcı olabiliyorken mesele ilişkiye geldiğinde bu ihtiyaç tehlikeli olabiliyor. Hem kadın hem de erkek için yönetiliyor ve yönlendiriliyor olma hissi ilişkideki özgürlük alanının kısıtlanıldığı hissini yaratacaktır. 

Yapılan araştırmalarca iki kişinin beraber geçirdiği süre arttıkça o kişilerin birbirinin ideali altında kalan noktaları farketme olasılığı da artmaktadır. Buna bağlı olarak şunu söylemek mümkündür; hayatımızdaki insanların tam da hayal ettiğimiz gibi olmadığını fark ettikçe onları değiştirmeye ve hayalimizdekine yaklaştırmaya çalışırız. İlişkiler kişilerin olduğu gibi olmasıyla başlasa bile zamanla kontrolcü tarafın yönlendirmeleriyle değişim zorlantısı başlar…

Kontrol Mekanizması Neden Çalışır? Karşımdakini Değiştirme İhtiyacı Nereden Geliyor?

  • Ya istediğim gibi olmazsa düşüncesi

Hayal kırıklığı yaşamaktan duyduğumuz kaygı ile karşımızdakini isteklerimiz doğrultusunda yönetmeye çalışırız ki olası bir aksiliği engellemiş olabilelim.

  • Benzeşme isteği

Hayatımızdaki insanların bizi yansıtmasını bekler, birer parçamız olmasını umarız. Bizi yansıtan parçaların bizden farklı görünmesini istemez ve kendimize doğru yontma ihtiyacı hissederiz.

  • İletişim kurmada zorlanma

Kimi zaman karşımızdaki insana duygusal olarak ulaşmanın zor olduğuna kendimizi inandırırız. Onunla iletişime geçip hislerimizi anlatarak yaşadığımız durumu fark etmesini sağlamak yerine bunu alttan alta bir yönlendirme ile yapmaya çalışırız.

  • Anlaşılmadığını hissetme

“Konuşsam bile beni dinleyeceğini, duyacağını, anlayacağını sanmıyorum.” ifadesi kişinin yaşadığı anlaşılma beklentisinin yoğunluğunu ve karşılanamayışını aktarıyor. Böyle durumlarda partnerler genellikle anlaşılmayı beklemeden direkt olarak kendi istekleri doğrultusunda hareket etmeye ve karşıdakini de bu noktaya çekmeye başlar.

  • Değişimden korkma

Dışa bakmak her zaman içe bakmaktan daha kolaydır. Kendi değişim sürecimizi göze almaktansa bir başkasını değiştirmeye çalışmak çok daha kolay gelebilir bize. Kendi değişimimiz çeşitli yüzleşmeleri de beraberinde getirecektir. Bu sebeple ötekine bakmak bene bakmaktan daha az kaygılandırıcıdır.

 

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal

İstanbul Ataşehir Psikolog

Bir Cevap Yazın

Bültenimize katılın

Yeni içeriklerden haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakın.

Diğer 47 aboneye katılın