kıskançlık

Günümüz ilişkilerinin kara belası kıskançlık… Herkes onun üzerine konuşuyor ya da onu konuşmaktan çok korkuyor, içinde büyütüyor.

Kıskançlık üzerine konuşurken bunun bir duygudan çok düşünce olduğuna inandığını söyledi bir arkadaşım. Ben ise bu sözcüğü düşüncenin tetiklediği bir duygu olarak tanımlıyorum. Önce zihnimizi inandırıyor, sonrasında hislerimizle inandığımız durumu takip ediyoruz ve bunu da “kıskançlık” olarak adlandırıyoruz.

Nedir Bu Kıskançlık?

Ruh bilimleri sözlüğünde tanımı ‘’Başka bir kişinin bize göre bir üstünlük gösterdiği ya da sevilen birisinin başkası ile ilgilendiği kanısına varılınca takınılan tutum ve duyulan duygu’’ olarak yapılıyor. Birçok türü olmakla birlikte en çok hissedilen romantik kıskançlık olarak bilinmektedir.

Romantik kıskançlık; ilişki içindeki kişilerin yaşadıkları duygusal ve fiziksel kaygılar nedeniyle birbirlerine hissettikleri güçlü duygudur. Çift bu endişeler nedeniyle partnerleri ve ilişkileri ile ilgili yeniden bir değerlendirme ve yapılanma sürecine girebilir. Bu his yetersizlik, güvensizlik, sahip olma, daha fazlasını isteme, şüphecilik gibi duygular eşliğinde görülebilir. Tüm bu duygular kontrol edilemez ve ilişki için yıkıcı olmaya başladığında çanlar çalmaya başlar. Kuvvetli olumsuz hisler kişiler arası iletişimi de negatif etkiler ve partnerlerin birbirleriyle olan paylaşımları azalır. Çift konuştuğu her konuya şüphecilikle yaklaşma ve yanlış yorumlama eğiliminde olur.

Bazı türlerine yakından bakacak olursak;

  • Bilişsel Kıskançlık: Zihinde canladırılan partnerin bir başkasıyla olma görüntüsünün sebep olduğu kaygı, kuşku ve öfkenin eşlik ettiği durumdur.
  • Provakatif Kıskançlık: İlişki dışındaki herhangi biriyle kurulan iletişim ve ilişkiye karşılıklı olarak olumsuz tepki verme halidir.
  • Önleyici Kıskançlık: Bireyler herhangi bir üçüncü kişiye yönelik ilgi ve iletişimi kabul edilemez görülür ve duygularını şiddetle ifade etmekten çekinmez. Böylece ihaneti önleyeceklerini ön gürürler. Partnerlerinin etrafındaki tüm karşı cinsleri bir tehdit olarak görme ve şüphe nedeniyle parterin özel alanına sıkça müdahale ve alanın kontrol edilmesi söz konusudur.

Kıskançlık Nasıl Engellenir?

  • Duygu kontrolünü sağlamak kolay olmayabilir ancak imkansız da değildir. Kontrol edemediğiniz kıskançlığınızın temel kaynağını bulmak ve en çok hangi durumlarda, kime yönelik ortaya çıktığını belirlemeye çalışmak iyi bir başlangıç olacaktır.
  • Sonraki adım ise düşündüklerinizi ve hissettiklerinizi partnerinizle paylaşmak. Böylece onun da ne hissettiğini ve düşündüğünü öğrenebilirsiniz. Mesellelerin kendiliğinden çözülmesini beklemek yerine taşın altına elinizi koymanız gerek!
  • İlişki içinde pek çok durum konuşulmadan kaldığı ve taraflarca  yanlış yorumlandığı için birer sorun haline gelmektedir. Çiftler arası iletişimin duvarsız olması, hissedilen duyguların ertelemeden paylaşımı sağlıklı bir ilişkinin temel gerekliliklerindendir.

Kıskaçlık da tıpkı diğer duygular gibi ertelemeden işlendiğinde sizi zorlamaktan çok kendinize yaklaştıracak. Partnerinizle yaptığınız bu duygu paylaşımı aranızdaki iletişimi güçlendirecek…

İfade edilemeyen ya da çözümlenemeyen kıskançlık duygularının çift terapisi ile ele alınması ilişkinin sağlıksız gidişatını durdurmak için faydalı olacaktır. Çift terapisi hakkında detaylı bilgi için: https://www.senasoysal.com/cift-es-terapisi/

Bir Cevap Yazın

Bültenimize katılın

Yeni içeriklerden haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakın.

Diğer 47 aboneye katılın