Neden Aşık Olamıyorum? Aşık Olmak Hakkında

aşık olmak

Aşk; tarifi defalarca yapılan duygu. Aşık olmak; defalarca tanımlanan bir delilik hali. Peki nedir bu aşk, önünde nasıl engeller vardır, sürdürülebilir mi yoksa kaybolmaya mı mahkumdur? Hep birlikte bakalım…

Aşık olmak nasıl bir süreçtir? İlişkiyi tutkuyu koyuyarak sürdürmek mümkün mü?

  • Aşık olmamızı ne engelliyor?
  • Heyecan, yakınlık, duygusal yoğunluk, fiziksel çekim, birlikte vakit geçirme isteği ilişkiden ilişkiye değişiklik gösterir mi?
  • Aşk gerçekten var mı?
  • Aşk ne kadar sürer?
  • Romantik ilişkilerdeki tutkuyu hissetmenin bir yolu var mı?
  • Hislerimizi engelleyen sebepler olabilir mi?
  • Kişi aşkı ya da sevgiyi sabote edebilir mi?

Tüm bu sorular zaman zaman aklımızdan geçebiliyor romantik ilişkilerde. Benzer sorulara farklı yanıtlar veriyoruz, çünkü her birimiz birbirinden farklı ilişkiler yaşıyoruz. Kullandığımız aşk ve sevgi sözcüklerinin biçimi ve sıklığı, romantik ilişkilerimizle ilgili ipuçları veriyor. Hayatımız kurduğumuz ilişkilerin duygusallığı, canlılığı, biçimiyle şekilleniyor.

Gelelim kafaları kurcalayan temel ilişkisel soruya…

Neden aşık olamıyor ya da ilişkilerimizi sürdüremiyoruz? Ünlü psikanalist Kernberg’e göre sevme yeteneğimiz gelişmişlik düzeyimizi temsil ediyor. Aşk ve ilişkisel süreklilik duygusal kapasite ve derinlik, olgunlaşma ile mümkün.

Kernberg’e göre sevme yeteneği 5 duruma bağlı

  • Sevme beceriksizliği: Cinsel sevginin de dahil olduğu bir ilişkideki beceri eksikliği vurgulanır. Kişi kendisiyle o kadar meşguldür ki, yakın ilişkiyi farkında olmadan engeller. Algısal, güdüsel ve duyusal bozulmalara rastlanabilir.
  • Rastgele cinsel ilişkiler: Genellikle cinsellik odaklı, gelişmemiş gerçek yakınlığın olduğu ilişkilerdir. Kişi yakınlık kurabilme yetisine sahiptir ancak kişisel doyumuna odaklanmaktan ilişkisel yakınlığa geçemez.
  • Sevilenin ilkel idealizasyon ve çocuksu bağımlılık: Kişi sevdiği kişiyi tamamen ideaize etmekle reddetmek arasında gidip gelir. İlişkisel, duygusal tutarsızlık, düşüncesizce hareket etme, ya da tam tersi bağımlılık söz konusudur.
  • Tam cinsel doyum almaksızın istikrarlı ilişkiler kurma becerisi: Cinsel tatmin olmaksızın ilişkinin devam etmesidir. Kaygı ve çatışma içsel durumlarıyla tetiklenen savunma mekanizmalarının cinselliği olumsuz etkilemesi söz konusudur.
  • Sağlıklı bir cinsellik ve ötekine karşı duyarlılık içeren derin yakın ilişkiler: İlişkisel olgunluk seviyesidir. Fiziksel ve duygusal olarak olumlu seyreden ilişkilerde bu olgun yakınlığı kurmak mümkündür.

Aşkın her zaman ilk başlardaki heyecana devam etmesi mümkün olmayabilir. Bunu beklemek yerine kişinin hayal kırıklıklarına, zorluklara rağmen ilişkiyi devam ettirebilmesiyle birlikte ilişki sürdürülebilir. Yalnızca aşık olmamızı ne engelliyor diye bakmak yerine diğer seçenekleri de değerlendirmek imkansız aşkı mümkün kılıyor.

Endişe tolerasyonu, bireysel doyumu arka plana itme yetisi gelişmiş kişiler aşık olmada ve uzun ilişki sürdürmekte daha başarılıdırlar. İlişkisel konularda sorumluluk almak yerine okları karşı tarafa yöneltmeyi daha çok severiz.

Aşk, ilişki kurmak ve sürdürmek, sevmek, sevilmek gibi konularda kendinizle ilgili düşünmeye başlamak döngüyü kırmanın ilk adımı sayılır.

İlişkisel anlamda sürekli tekrar eden durumlarla ilgili “Bunu neden yaşıyor olabilirim, bunu tekrarlayacak ne yapıyor olabilirim?” soruları kendinizi anlamanızda etkili olacaktır. Terapi desteği ile birlikte tekrar eden alandan çıkmanız mümkün. Farkındalık; değişim için gereken ilk adımdır…

Bir Cevap Yazın

Bültenimize katılın

Yeni içeriklerden haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakın.

Diğer 47 aboneye katılın