ilaç

Yaşamın yoğun stresi, baş etmesi güç yaşantılar, yönetilmesi gittikçe güçleşen kaygı ve öfke, odaklanma zorluğu, duygusal iniş çıkışlar… Tüm bunlardan bizi kurtaracak bir ilaç olmasını diliyoruz. Ve çoğu zaman bu ilaca kavuşmak için hiçbir muayeneden geçmemeyi istiyoruz. Basit bir ağrı kesici alır gibi, psikiyatrik ilaçları da öylece almayı bekliyoruz.

Amcak bu ilaçların kontrolsüz ve gereksiz kullanımının yol açabileceği olumsuzluklar çoğu zaman aklımızın ucuna bile gelmiyor. Psikiyatrik ilaçların her biri direkt olarak beynimizi etkiliyor ve hormonsal değişim yoluyla duygu, düşünce ve davranışlarımız üzerinde farklılaşmalara yol açıyor. Etkiler kadar yan etkileri de olan bu sinir sistemi tetikleyicilerinin kişiden kişiye değişen birçok dinamiği olabiliyor.

Psikiyatrik İlaçlar Hangi Durumlarda Kullanılır?

Depresyon, bipolar bozukluk, diğer duygu- durum bozuklukları, şizofreni ve benzeri psikotik bozukluklar, fobiler, anksiyete bozuklukları, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk, kişilik bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, davranış bozukluğu, alzheimer, yeme bozukluklarında antidepresan, antipsikotik, anksiyolitik, duygu durum düzenleyici ve psikostimülan ilaçların kullanımı söz konusudur.

Psikiyatrik İlaçlar Neden Kişiye Özel Olmalı?

  • İnsana dair her şeyde biriciklik esastır. Kişiye göre tedavi yöntemi psikoloji biliminin temelinde yer alır. Kişisel dinamiklerin temel alındığı bir tedavi süreci vardır. Danışanın geçmiş yaşantıları ilaçların belirlenmesinde büyük öneme sahiptir. Doktor kontrolü, tavsiyesi olmaksızın herhangi bir kullanım doğru olmayacaktır.
  • İlaçların belirlenmesinde kişinin yaşı, cinsiyeti, tedavi geçmişi, sağlık durumları gibi bireysel özellikler büyük öneme sahiptir.
  • Kimi zaman kişiler aynı ilaçları kullansa dahi dozları farklı olabilmektedir. Bu dozlar kan düzeyleriyle ilgili değişimlere sebep olduğundan yakından takip edilmelidir.
  • Kişinin geçmişte kullandığı ilaç öyküsünün tedavideki önemi unutulmamalıdır.
  • Bireysel alerjiler, bebeklik çağı hastalıkları gibi hassasiyetler bilinmeli ve ilaç düzenlemesi ona göre yapılmalıdır.
  • İlaçların etkisi bireyden bireye değişmektedir. Bu değişimin fizyolojik ve psikolojik açılardan uzmanlar tarafından takip edilmesi gerekir.
  • Bireysel aile geçmişinin tedavi üzerindeki etkisi unutulmamalıdır.

İlaç kullanımının etki ve yan etkileri uzmanlar tarafından takip edilmelidir ki tedavinin gerçek anlamda etkili olup olmadığı gözlemlenebilsin. Bu doğrultuda gerekli olan doz ve içerik değişimleri zamanında yapılarak tedavinin olumlu seyri gerçekleşebilsin.

Mevcut sıkıntının bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmesi ve tedavinin programlanmasından sonra uzmanlar dışında kimseden bir öneri almıyor olmak tedavinin başarıya ulaşması için oldukça önemlidir. “Bana bu ilaç çok iyi geliyor, sen de dene.” , “Bu iki hapı aynı anda aldığımda hiçbir olumsuzluk yaşamadım, doktor yaşayabilirsin demiş sana ama bak bende kötü bir etkisi olmuyor.” gibi bireysel deneyimlere göre şekillenen yönergeler yerine doktorunuzun söylediklerini takip etmelisiniz. Eğer tedavinize sadık kalırsanız maddi ve manevi anlamda en az zararla yaşadığınız problemlerden kurtulmanız mümkün olacaktır…

Uzman Klinik Psikolog Sena Soysal

İstanbul Ataşehir Psikolog

Bir Cevap Yazın

Bültenimize katılın

Yeni içeriklerden haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakın.

Diğer 47 aboneye katılın